Türk'ün sözüne inandık ve eşyalarımızı sokak ortasına bırakıp gittik.Döndüğümüzde gerçekten de kimse el sürmemişti! Bu vaka bütün Londra kiliselerinin kürsülerinden hristiyanlara ilan edilmelidir;içlerinden bazıları rüya gördüklerini zannedeceklerdir: Artık uykularından uyansınlar!
Avrupa'nın bazı başkentlerinde çok büyük polis kuvvetleri bulunduğu halde onların cinayetleri önleyip canileri yakalamada yetersiz olmalarına karşılık,İstanbul'da polisin hemen hemen yapacak hiçbir işi yok gibidir.
Ev kapılarının şöyle böyle kapandığı ve esnafın genel ahlaka itimat edip dükkanını açık bırakarak gittiği bu muazzam başşehirde her sene en fazla altı hırsızlık vakası olur.
Medeni sayılan milletlerde çok sık görülen intiharı onlar bilmez.Türkler Allah'ın kendilerine emanet ettiği varlık vazifesinden firar etmeyi,kadere isyan sayarlar.
Etleri yenilen hayvanları da mümkün oduğu kadar süratle kesmek adetleridir.Bunun sebebi,o hayvanlara acı çektirmek istememeleridir.
Milletimizin yüksek ahlakı ile ilgili bu gözlem ve değerlendirmeler,Osmanlı Cihan Devleti'ne 16.yüzyıl ile 19.yüzyıllar arasında büyükelçi,gezgin veya araştırmacı olarak gelen ve bazıları da bizim düşmanımız olarak bilinen Batılıların yazdıkları kitaplarda yer alıyor.
Yanlız şu hakikat unutulmamalıdır:Tarihlerinden utanması gereken milletlerin gerçek manada insan olmaları ve bütün dünya insanlığını kucaklamaları hemen hemen imkansızdır.Çünkü onlar vahşeti mubah gören bir geçmişten geldikleri için böylesi erdemleri samimiyetle içlerine sindiremezler.Ne de olsa onlar atalarının genlerini hala taşımaktadırlar.
Bizler ise yukarıda bizzat batılıların ağzından çarpıcı misalleri sunulan nice soylu davranışlara ve nice eşsiz erdemlere sahip bir geçmişten geliyoruz.Damarlarımızda hala o fazilet timsali atalarımızın kanları dolaşıyor.O yüzden bizler geçmişimize bakarak tekrar doğrulabiliriz.Doğrulmaya da mecburuz.
Doğrulabiliriz,çünkü tarihimiz bize bu yolu açacak eşsiz örneklerle dolu.O bakımdan çok çabuk toparlanıp dünya insanlığına bir kere daha önderlik edebiliriz.
Doğrulmaya mecburuz,çünkü hem varlığımızı ilelebet devam ettirebilmemiz,hemde batı zulüm ve sömürüsünden acı çekmekte olan insanlık alemini kurtarabilmemiz buna bağlı."Çok süründüğümüz bu yerden ayağa kalkmamız",eğer yürekten ister ve gayret edersek,hiç de zor olmayacaktır.
Cemal AYDIN